E-Ticaret ve E-İş, kendi işini kurmak isteyen girişimciler için yeni
fırsatlar oluşturmaktadır. Küçük girişimciler, web üzerinde açtıkları
e-dükkanlarda farklı ürünler satabilmekte, danışmanlık hizmetleri
verebilmekte ya da 2000'li yılların popüler konusu olmaya aday, "bilgiyi
arama ve işine yarayan kişiyle buluşturma" yani "bilgi danışmanlığı"
yapabilmektedirler. Aşağıda, web üzerinde e-iş, e-ticaret uygulamaları
yaparken ve e-dükkan açarken ilk anda dikkat edilmesi gereken bazı
unsurlar özetlenmiş durumda. Bu bilgiler, http://store.yahoo.com/
adresindeki dökümanlardan yararlanarak düzenlenmiştir.
1) İlk kural, tabii ki çok çalışmak! Unutmayın ki, bir lise öğrencisi,
büyük bir şirketten daha iyi ve çekici bir web sayfası yapabilir. Bu
yüzden, internet üzerinden servis veren şirketlerin büyüklükleri, dükkan
vitrini sayılan web sayfaları sözkonusu olduğunda, o kadar da önemli
değildir!
Ürün tanıtımı ya da satışı yapılan bir web sitesi, sürekli ilgi ve canlı
tutulmak ister. Unutulmamalı ki, milyonlarca müşteri internette geziniyor
ama aynı zamanda binlerce e-dükkan da, sadece 1 fare tıklaması uzaklıkta!
O yüzden ilgi çekmek son derece önemli. Bunun için de çok çalışmalı ve
web'in özelliklerini kullanarak e-dükkanınızı "farklı" yapmalısınız.
Sonuçta, internet üzerinde iş kurmak ta, normal hayatta iş kurmaya benzer.
Başarılı olmanın altın kuralı aynı : çalışmak, çalışmak, çalışmak.
Web, size müşterilere ulaşabileceğiniz ucuz bir kanal sunar. Bu kanalı
verimli kullanmak ve internet üzerinde e-ticaret yapmak için çok paraya
ihtiyacınız yok. Sadece, dikkatli ve süreklilik içinde çalışmak.
2) Faaliyet Sahasını ve Satacağınız en Uygun Ürünü Bulmak: Çok çalışmak
birçok şeyi değiştirse de, öncelikle sizinle benzer ürünleri satan web
şirketleriyle rekabet edip edemeyeceğinizi iyi saptamanız lazım.
Sonrasında, bunu göze alan bir ürün portföyü ve satış stratejisi
geliştirmelisiniz. Web şirketleri farklı ülkelerde olsa bile, internet
kullanıcıları (potansiyel müşteriler) için sadece iki farklı web
sayfasıdırlar. O yüzden, söz gelimi, Türkiye'de CD satan bir e-dükkan açıp
bu konuda güçlü bir altyapısı ve deneyimi olan başka bir Amerikalı ya da
Avrupalı şirketle rekabet etmek zor olabilir. Ama, söz gelimi, Türk Müziği
CD'leri satan bir dükkanın daha fazla başarılı olma şansı vardır. Bu
yüzden, faaliyet sahasını ve satılacak ürünü seçmek son derece önemlidir.
3) Web Sayfasının Kalitesi : Web sayfasının ne kadar kaliteli hazırlandığı
müşterinin ilgisini çekmek için son derece önemlidir. Çok iyi hazırlanmış
bir web sayfası, o sayfada satılan ürünleri satın alacak müşteriler için
de bir güven unsuru olacaktır. Doğal olarak, web sayfasının kalitesi orada
sattığınız ürünün kalitesi ile doğrudan orantılı değildir. Ama,
e-dükkanların vitrini de hazırlamış olduğunuz web sayfalarıdır!. Hiç
vitrini iyi hazırlanmış bir dükkanla, hazırlanmamış olan bir olur mu?
İyi hazırlanmış web sayfaları sade görünür, renk seçimleri ve yazı tipleri
göze hoş gelir ve sitenin ismine, içeriğine uygundur. e-dükkanlar için
hazırlanan web sayfalarında, ürün tanıtımları için ve genel bilgi amaçlı
olarak yüksek kalitede resimler kullanılmalıdır. Ancak, yüksek kaliteli
resim hiç bir zaman yüzlerce kilobyte uzunluğunda olmamalıdır!!
Olabildiğince kaliteli, ama az hacimli resimler olmalı (sadece birkaç
kilobyte kadar!). Unutmayın ki, dükkanınıza gelen herkes yüksek hızlarla
internete bağlanmıyor!
Benzer şekilde, web sayfalarına koyduğunuz he türlü bilgi ve anlatımda
kelime yanlışları ya da anlam bozuklukları da olmamalıdır.
4) Gezilmesi kolay dükkanlar yapın : E-dükkanınızı, gezilmesi, alışveriş
yapılması kolay yapın. Web sayfaları TV kanalları gibidir. Sitenize gelen
birisi bilgiler ve ürünler arasında kaybolur, aradığını bulamazsa başka
bir sayfaya (muhtemelen başka bir e-dükkana) "zapping" yapacaktır. Bunu
engellemenin yolu, sitenizi olabildiğince basit (kolay gezilir) ve sade
yapmaktan geçer. E-ticaretin ilk yıllarından beri yapılan uygulamalardan
görülmüştür ki, insanlar web sayfalarında "frame" görmekten pek
hoşlanmıyorlar. Bu yüzden, frame kullanmaktan kaçının.
Ayrıca, insanların dükkanınızı gezmesini istiyorsanız (unutmayın, birşey
almak zorunda da değiller... iyi izlenim edinen bir ziyaretçi, hiç bir şey
almasa da, arkadaşlarına bedava tanıtımınızı yapacaktır!!), onların
önlerine "sitenize kayıt olma zorunluluğu", uzun ve bıktırıcı boşluklarla
dolu bilgi formları vb çıkartmayın. E-ticaretin ilk yıllarında yapılan
tipik yanlışlardı bunlar. Belki yanlış demek yerine, e-alışveriş
yapanların hoşlanmadığı ve ısınamadığı uygulamalar diyelim. Sistem kendi
dinamizmini ve raconunu oluşturuyor. Ziyaretçiler, fare (mouse) ile
tıklamaya bayılırlar, ama birşeyler yazmaktan hoşlanmazlar!
Müşterilerinizin tek yazacağı şey, kredi kartı bilgileri olmalı! Bilgi
amaçlı düzenlediğiniz anketleri bile, yazılı değil de çoktan seçmeli
butonlarla (düğme) oluşturma yoluna gidin.
5) Mağazanız "sanal" olabilir. Ama, siz her halinizle e-dükkanınızda
"gerçek" olun. Bunu ziyaretçilerinize hissettirin. Mutlaka, bir e-dükkan
açmadan önce birkaç tane e-dükkandan alışveriş yapın. Bu dükkanları ve web
tasarımlarını, sizde uyandırdıkları izlenimleri (güven, ilgi vb) alıcı
gözle değerlendirin. Artık, 7-8 yaşındaki çocuklar bile web sayfası
yapıyor. Sitenize gelen müşterilerin güvenli bir yerden alışveriş yapıyor
duygusunu yaşamalılar. Sattığınız ürünlerin bir kataloğunu müşterilerinize
sunun. Gerçekten "iş yapmak istediğiniz" mesajını mutlaka verin. ötü bir
web sayfanızın olması tabii ki hiç olmamasından daha iyidir, ama, bu
şekilde de pek bir iş yapıp para kazanamayabilirsiniz.
6) Verdiğiniz Servisleri Ön plana çıkartın : Söz gelimi; müşteri destek
servislerini, ürünlerinizle ilgili ilk anda sorulabilecek sorular ve
cevaplarını sayfalarınızda ön plana çıkartabilirsiniz. Ayrıca,
e-dükkanınızdan alınan ürünleri (siparişler) hızlıca teslim etmek (kimse
aldığı bir ürünün haftalar sonra eslim edilmesini istemez, değil mi?) ve
bunu vurgulayarak söylemek müşteriler için çok iyi bir etki bırakacaktır.
Her müşteriye aynı önemi verin. Ve mutlaka bir e-posta yazışma adresi
bağlantısını ana sayfanıza (dükkanınızın girişine/vitrinine) koyun. Bu
yolla, söz gelimi, ziyaretçilerin, ürünleriniz hakkındaki fikirlerini
sorabilirsiniz.
E-dükkanınıza gereksiz bağlantılar (link) koymayın. Yoksa,
ziyaretçilerinize başka yerlere "zapping yapma" imkanını keni ellerinizle
vermiş olursunuz. Kendi kendinize gol atmayın.
7) Sitenizin reklamını/tanıtımını yapın : e-dükkanınızı tanıtmanın
2 yolu var :
(i) Sitenizi arama motorlarına kaydettirin.
Tüm dünyada en çok bilinen 8 tane arama motoru vardır. Bunlar,
Yahoo, http://www.yahoo.com/
Altavista, http://www.altavista.com/
Excite, http://www.excite.com/
MSN, http://www.msn.com/
Web Crawler, http://www.webcrawler.com/
Infoseek, http://www.infoseek.com/
Hotbot, http://www.hotbot.com/
Lycos, http://www.lycos.com/
Kalan tüm arama motorlarının aldığı pay %1 civarındadır.
Arama motorları, belirli aralıklarla, kendilerinde kayıtlı web sayfalarını
ziyaret edip onları, içlerinde kullanılan kelimelere göre indekslerler.
Böylece, arama yapanlar, o indeks kelimelerini girdiklerinde, kelimelerin
geçtiği ilgili web sayfalarının adreslerine erişirler. Web sayfalarının
içinde, özel HTML komutlarıyla, anahtar kelimeler verilir. Arama motorları
ilk bu kelimelere bakarlar. O yüzden, anahtar kelimeleri dikkatli seçmek,
arama motorları kullanarak arama yapan müşterilerin e-dükkanınızı
bulmalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sattığınız ürünleri, şirket adını
vb belirten kelimeleri metin içinde de belli aralıklarla kullanın. Arama
motorlarının bazıları, doğrudan metinde geçen kelimeleri de indekslerler.
Bu şekilde, anahtar klime bazlı aramalarda e-dükkanınızın adının çıkmasını
sağlayabilirsiniz. Ama, arama sonuçlarında en başa yerleşmek istiyorsanız,
ne yazık ki bunun standart/sihirli bir yolu yok. Olsa bile, herkes
kullanır ve bu da sonuçta pek birşeyi değiştirmez.
Bölgesel olarak ta, söz gelimi, Türkçe arama servislerine sitenizi kayıt
ettirmek sizin yararınıza olacaktır.
(ii) İkinci yol olarak, sitenizin reklamını çok ziyaret edilen bazı
popüler sitelere verebilirsiniz. (günlük gazete siteleri, arama motorları
vb gibi). Ancak, web reklamları oldukça pahalı olabilmektedir. Bu tip
reklamlar, o reklama tıklayıp sitenize ulaşan kişi başına bir ücret
ödemeden tutun da, sabit ücret ödemeye kadar birçok şekilde olabilir.
8) Fiyatlarınızı Düşürün : İnsanlar, alıştıkları dükkanlara
giderler. Bu, e-dükkanlar için de böyledir. İnsanların "ayaklarını
alıştırmanın en etkili yolu" da fiyatları düşürmek. Web'in mailyetleri
düşüren bir kanal olduğunu hatırlayıp, ürünlerinizi, normal piyasada
satılandan daha ucuza satıp aynı karı elde edebileceğinizi unutmayın.
9) Sitenizi Düzenli Olarak Güncelleyin : Bazı ürünleri her gün
değişecek şekilde ana sayfanızda öne çıkartabilirsiniz. Sitenize gelen bir
ziyaretçi, bir kaç gün öncesine göre farklılıklar bulmalı. Periyodik
olarak değişen kısa anket soruları da koyabilirsiniz.
10) Sabır : E-Dükkan açılır açılmaz, hemen bir sürü müşterinin
gelmesini beklememek lazım. Alışveriş yapan kişilerin sizin dükkanınızı
farketmesi biraz zaman alacaktır. İnternet çok büyük. Milyonlarca
kullanıcı ve birbirine rakip binlerce e-dükkan var. Birileri sitenizden
alışveriş yapmaya başladı mı arkası gelecektir. O yüzden, sabır!
|